Browse By

MİLYONLARCA İNSAN AÇKEN, 89 MİLYON TON GIDAYI ÇÖPE ATAN SKANDAL

Sedef Blog Tercüme Kütüphanesi köşemizi, AB üye ülkelerinin toplumun refahı ve sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlamak için attığı önemli bir adımın haberi ile açıyoruz. Makalenin tercümesi Emre RONA tarafından yapılmış olup bu çalışmaya Yeşil Gazete üzerinden de ulaşabilirsiniz.

Ahu SEDEF DEMİR
Sedef Yeni Nesil End.Çöz.A.Ş

 

Süpermarketler atık gıdalara yönelik harekete geçebilir, hayır kuruluşları ve diğer ortaklarla birlikte çalışarak ihtiyacı olan insanlara gıda yardımı yapabilir.

 

41b9f1c4-1b38-4214-8ae3-e56528489016-2060x1236FareShare gönüllüleri, Londra’daki derneklere gıda yardımı yapıyor. Büyük süpermarketler tarafından çöpe atılmaktan kurtarılan bu gıdalar, yoksullara yardım amacıyla hayır kurumlarına dağıtılıyor.
Fotoğraf: James Darling/FareShare

 

Avrupa Parlamentosu, bu ayın başlarında, çöpe atılacağı öngörülen yaklaşık 89 milyon ton satılmamış gıdanın süpermarketler tarafından bağışlanmasını teşvik etmek için AB üye ülkelerine bir çağrı yaptı.

Bu hareket, halk sağlığı çalışanlarının sağlıksız beslenme ile gıda alım gücü arasındaki ilişki hakkında endişelerini dile getirmeye başladığı günlerde geldi. Geçtiğimiz hafta, Birleşik Krallık’taki sağlık uzmanları, süpermarketlerin ucuz ürün yelpazesinde bolca yer bulan işlenmiş şekerli yiyecek ve içeceklere yönelik yeni bir vergilendirme çağrısında bulundu.

Londra merkezli bir beyin takımı olan Denizlerötesi Gelişim Enstitüsü’nün yayınladığı yeni bir rapor ise, gittikçe artan sağlıklı gıda fiyatları ile kilo almayı sağlayan kötü beslenme alışkanlıkları arasında bağ kuruyor. Aynı zamanda her gün milyonlarca ton taze ürün çöpe gidiyor. Lordlar Kamarası komitesi, bu durumu ‘ahlâken tiksindirici’ olarak niteliyor.

 

Eşleştirmeyi Sağlamak

 Taze gıdalarda üretim fazlalığının çeşitli nedenleri var. Perakendeciler tarafından ‘şekilsiz, yamuk yumuk’ ürünlerin kabul edilmeyeceği koşulu, bu sorunun estetik boyutunu ortaya koyuyor. Mevsimsel ürün fazlalığı veya iklim koşullarındaki beklenmeyen dalgalanmalar da arz ve talep arasında dengesizlik oluşturabiliyor.

Gıda endüstrisi çalışanları, ziyan meselesinin günümüz inkâr kültürü nedeniyle iyice ciddileştiğini itiraf ediyorlar. Taze ürün şirketi Fresca’nın genel müdürü Chris Mack, geçen ay gerçekleşen atık gıda konferansında durumu şöyle dile getirdi: ‘Kimse gıda ziyanı hakkında konuşmak istemiyor. Atık ürettiğini itiraf etmekten kimse hoşlanmıyor.’

Süpermarketlerin hayır kurumlarıyla birlikte çalışarak, yoksul veya ihtiyacı olanlara gıda yardımı yapmaları için teşvik edilmesi mantıklı görünüyor. Ve mümkün de. Fransa, büyük perakendecilerin bozulmamış gıdayı çöpe atmaları durumunda 75,000 Euro’ya kadar cezalandırıldığı yeni bir kanun geçirdi bile.

800’den fazla gıda yardım kurumuyla anlaşmalı olan Fransız perakende devi Carrefour, bu yeni kanuna öncülük ederek 2014 yılı boyunca 10 ülkede günlük bağışlar yaptı. Bu gıda fazlası sayesinde yalnızca Fransa’da 77 milyon öğün yemek çıktı. Carrefour, yaptığı yardımların sahiplerine ulaştığından emin olmak için ürünlerin raftan çıktığı anda takibini yapabildiği bir sistem de oluşturdu.

Hayır kurumlarının karşılaştığı sorunlardan biri, hangi gıdanın nerede olduğunu öğrenebilmek. Bileşik Krallık süpermarket markası Tesco, bu sorunu aşabilmek için İrlanda’daki şubelerinde pilot çalışmasını başlattığı bir telefon uygulaması geliştirdi ve bu sayede yerel sivil toplum örgütlerinin her günün sonunda nerede gıda fazlası olduğunu öğrenebilecekleri bir sistem kurmayı hedefliyor.

Başka bir problem ise nakliyat. Süpermarket şubeleri geniş bir alana yayıldığı için lojistik meselesini zorlaştırıyor ve nakliyat giderlerini de göz ardı edilemez seviyeye çekiyor. Gıda sağlayıcıları, bu yükü hafifletmek amacıyla ortak çalıştıkları sivil toplum örgütlerine soğuk araçlar, soğuk depolar ve diğer operasyonel desteği verebilirler.

Buna henüz fazla destek gelmese de, Asda isimli zincir, bozulmamış gıdaların üretim tesisinden FareShare depolarına doğrudan nakliyat masrafını karşılamak amacıyla yakın zaman önce 200.000£ ödenek ayırdığını açıkladı. FareShare ise, Birleşik Krallık’ın tamamında 1.900 hayır kurumuyla birlikte çalışan bir gıda dağıtım organizasyonudur. Benzer projeler başka yerlerde de gerçekleşmekte; Avustralya’daki SecondBite ve Katalan kuruluş Banc dels Aliments gibi.

FareShare, tüm alanlarda çalışan gıda şirketleri için taze gıda fazlasının gıda zinciri boyunca yeniden dağıtımına olanak veren fırsatları görüp, değerlendirebilecekleri bir verimlilik çerçevesi tasarladı ve geçtiğimiz ay tanıttı.

 

Erken Müdahale

Avrupalı yöneticiler süpermarket raflarına odaklanmışken, esas kazanımlar gıdanın markete ulaşmasından önce yaşanıyor, diyor FareShare gıda yöneticisi Mark Varney. Üreticiler ve satıcılar tarafından çöpe atılan toplam 4.3 milyon ton gıdanın 3.9 milyonu çiftliklerden, gıda işleme tesislerinden veya süpermarket dağıtım depolarından geliyor.

Varney, ‘Bir perakende operasyonundaki en büyük gıda fazlası kaynağı, görece ulaşılabilir ve görece konsantre olan soğuk dağıtım merkezleridir’ diyor, süpermarket şubelerindeki gıdaların daha hızlı bozulabileceğini ve daha dağınık noktalardan toplanması gerektiğini vurguluyor.

Asda, Sainsbury’s ve Tesco, ürün fazlalarının dağıtım merkezinden direkt olarak FareShare’e ulaşmasını sağlayan özel işlemler yürütüyor. Aksi taktirde çöplüğe göndermek için harcanacak maddi giderlerin karşılığı olan bir miktar para bağışı da genelde bu gıdalara eşlik ediyor.

 

Paylaşımı Teşvik Etmek

Yeniden dağıtımı ekonomik anlamda makul kılmak hayati önem taşıyor. Gıda üzerine çalışan hayır kurumları, günümüzde fazla gıdayı çöpe atmanın, ihtiyacı olan insanlara ulaştırmaktan genelde daha ucuz olduğunu söylüyorlar.

Geçen sene parlamentoya verilen bir soruşturmanın sonuçlarına göre, örneğin, anaerobik çürütme için harcanan ödeneğin, bir ton atık gıda başına 70£’a eşdeğer olduğunu gösteriyor. Aynı soruşturma, hükümetin katı atık vergisini yeniden yapılandırmasını ve anaerobik çürütme için ayrılan 10 milyon £ değerindeki kredi fonunu kaydırarak, bunun ihtiyacı olan insanlara taze gıda ulaştırmayı sağlayacak büyük bir dağıtım ağı için kullanılmasını öneriyor.

Atılacak gıdaları çiftliklerden toplayan bir Avrupa hayır kurumu olan Gleaning Network’ün Birleşik Krallık temsilciliği, gıda bağışçıları için uygulanacak vergi indiriminin, şirketler için başka bir potansiyel teşvik yöntemi olabileceğini öngörüyor. Örneğin, Fransa ve İspanya’daki şirketler, bağışladıkları ürünlerin net değeri üzerinden %60 ve %35 oranında vergi indirimi alıyorlar. Portekiz’de ise, sosyal yardım amacıyla kullanılması şartıyla, bağışlanan gıdanın değeri üzerinden %140 vergi indirimi alınabiliyor.

AB üye devletleri, En Çok İhtiyacı Olanlara Avrupa Yardımı programı sayesinde benzer girişimleri destekliyor. Fonu yeterince kullanmadığı için tepki çeken Birleşik Krallık hükümeti, Aralık ayında yaptığı açıklamayla, fona ayrılan 3.1 milyon £’un çocuk kahvaltı kulüplerini desteklemek için değerlendirileceğini bildirdi.

Yeniden dağıtımın yanı sıra, pazarlama ve fiyatlandırma da düşük gelirli ailelerin taze gıdaya erişimini arttırabilmesinde özel sektör için kritik önem taşıyor. Tüketici grubu ‘Which?’ tarafından yılın süpermarketi seçilen Aldi’de, en azı altı adet meyve ve sebze içeren paketler yılın her zamanı 0.49£’a  alınabiliyor.

Fransız market Intermaché, geçen sene yürüttüğü meyve ve sebze kampanyasıyla şekli bozuk ürünleri %30 indirim ile satmaya başladı. Bu sayede, 1.2 milyon ton ‘istenmeyen’ gıdayı iki gün içinde eritti. O günden beri beş rakip firma da aynı fikri kullanmaya başladı.

Akılcı dükkan yönetimi de önemli bir fark yaratabilir. ‘Ürün satış süresini maksimize etmek amacıyla son kullanma tarihi gelen ürünlerde indirimler yapıyor, kodlu üretim tarihlerini uzatıyor veya bazen meyve sebzelerin tarih barkodlarını tamamen kaldırıyoruz’, diyor bir Asda çalışanı.

Ticari gıda zinciri ne kadar iyi yönetilirse yönetilsin, taze gıdaların bir kısmı istenmeyecek ve satılmayacaktır. Fakat bunu asgariye indirmek için daha çok çalışmamız gerektiği de ortada.

 

 

Olive Balch

21 Temmuz 2015

The Guardian

TERCÜMAN Emre RONA

 

http://www.theguardian.com/sustainable-business/2015/jul/21/food-waste-scandal-89-million-tonnes-binned-hunger?CMP=new_1194&CMP=

One thought on “MİLYONLARCA İNSAN AÇKEN, 89 MİLYON TON GIDAYI ÇÖPE ATAN SKANDAL”

  1. Kadir says:

    Küresel ölçekte çok önemli bir konu. Umarım bu bilinç ve farkındalık yayılır da içinde bulunduğumuz yüzyılda kimse gıdasız kalmaz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


+ 1 = 6

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.